HCV'siz Dünya 2017 UHK

hepatit

HCV’SİZ BİR DÜNYAYA DOĞRU

Prof.Dr.Yılmaz Çakaloğlu

İlaçlar ard arda sökün etti. Farmasötik tanrılar HCV’yi cezalandırmaya ve yok etmeye karar vermiş olmalıydılar. Yıllardır interferon(IFN) ve ribavirin (RBV) saltanatı ve zulmü altında inleyen ve derdine çare arayan HCV mağdurları, sonunda hayal edemedikleri veya hiç olmayacak sandıkları haberleri duymaya, okumaya başladılar. Yeni oral antiviral (OAV) ilaçlar; HCV yok ediciler. Hikayenin sonu başlangıçta karanlık gibiydi. 2011’de Telaprevir (TPV) ve Boceprevir (BOC) HCV virusu kadar konağıda perişan eden ilk OAV ajanlardı. Tedavi sırasında telef olmadan iyileşen hastalar pegileIFN+RBV+ TPV/BOC üçlü tedavisi sorulduğunda “It is a miracle, I am now hep C negative but it (treatment) was a hell” diyorlardı. Neyseki kısa sürede bu kural dışı davranan ilaçlar diskalifiye edilip yerlerini çok daha güçlü ve emniyetli jenerasyonlara ve yeni türlere bıraktılar.

Tarih yeniden yazılıyordu. Dekatlar boyunca olmayan gelişme birkaç yıl içinde gerçekleşiyordu. 2012’de günümüzde de HCV tedavisinin omurgası olan sofosbuvir (SOF), ardından simeprevir (SMV), daha sonra ise kombine tedaviler; paritaprevir/ritonavir +ombitasvir+dasabuvir (Viekirax/Exviera) ve SOF+Ledipasvir (LDV) (Harvoni kombine tek tablet) arzı-endam eyledi ve hayal edilen ürün olan ve kutsal kasede (“holy grail”) saklanan “Perfectovir”in bir kulpundan tutulmuş oldu… Bazı özel zor hasta grupları hariç artık tedavi olması gereken hepatit C’li her insan 8-24 haftalık OAV ilaç tedavisi ile >%90 oranında iyileşiyor ve küratif tedavi gerçekleşiyordu. Böylece dünya tıp tarihinde ilk kez küresel ölçekte sağlık sorunu oluşturan bir kronik viral infeksiyon tedavi ile eredike edilebilir hale gelmişti.

Ancak sorunlarımız bitmemişti. HCV tedavisinin erken döneminde genotip 1b olduğu için şanssız addedilenler, şimdi tedaviden en iyi sonuç alınanlar grubuna terfi ettiler. Diğer taraftan genotip 3 hastalar, özellikle de önceki tedaviye primer yanıtsız sirotik hastalar yeni dünyanın kısmen sorunlu ve tedavisi görece zor üyeleri oldular . Ayrıca ilerlemiş karaciğer hastalığı (kompanse veya dekompanse sirozlar) olanlarda HCV kürü sağlansa da hastalığın ilerlemesi veya hepatoselüler karsinoma gelişmesi gibi riskler devam ediyordu. Sonuç; hastalar mümkün olduğunca erken tanınmalı ve daha hastalık ilerlemeden tedavi edilmeliydiler.

Sırasıyla Daclatascir (DAC)+Asunaprevir (ASV) kombinasyonu, ardından Grezaprevir (GZV)+Elbasvir (EBV) tek tablet kombosu ve daha yeni ve güçlü pangenotipik ilaçlar oarak SOF+Velpatrasvir (VEL) ve Glecaprevir + Pibrentasvir tek tablet kombinasyonarı HCV tedavisi skalasındaki güçlü yerlerini aldılar. Özellikle son 2 kombinasyon bütün genotipleri kapsayan son derece yüksek etkinlikleri ve emniyetli, kolay kulanımları ile kısa sürede öne çıkacaklardır. IFN’nin her türlüsünü kara delik yuttu. Artık HCV tedavisinde IFN diye bir ölümlü yok. Buna karşılık ölümsüz ilaç RBV hala sınırlı da olsa özel hallerde varlığını sürdürüyor. HCV tedavisindeki hikayesi bir “basübadelmevt şahikası” olan ve HCV’ye etki mekanizmaları tam bilinmeyen bu esrarengiz ilaca şapka çıkarmak hepimizin görevi… Biz dünyanın neresindeyiz. Kuzey yarımkürede Avrupa - Asya bağlantısı üzerinde herkesin kıskandığı bir coğrafyadayız. Soru bu değildi. HCV tedavisi açısından ne durumdayız yani… Ehveni şer, kötünün iyisi, iç güveyinden hallice gibi cevaplar vermek mümkün. Parayı veren düdüğü çalar. SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) bütçe kısıtlamaları bahanesiyle yersiz sınırlamalar koymaya devam ediyor. Adeta kendisini Hepatoloji uzmanı yerine koyuyor. Uzmanlarımızın, derneklerimizin önerilerine ve kararlarına güvenmiyor. Kendi kadrolu! (adeta) uzmanlarına istediği metni yazdırıyor. O da değişecek. Yola gelecek. Bu rüzgarın önünde durmak imkansız… Halen Harvoni ve Viekirax/Exviera ilaçlarını geri ödeme kapsamına almış olan SGK’nın önünde diğer ilaçlar fetva bekliyor… Sivil toplum, cesur dünyalılar HCV tedavisi konusunda zengin, fakir hemen hemen bütün ülkelerde büyük dayanışmalar içinde ilaçların temini açısından önemli kazanımlar sağladılar. Ayrıca Gilead firmasının Hindistan, Bangladeş ve Mısır gibi ükelerde izin verdiği jenerik ilaç üretimi ve buna dünyanın her noktasından bireysel ulaşım ve tedarikin mümkün olması sorunun geçici çözümünü sağlamış gibi görünüyor. Yaşasın jenerik… ABD’de 90.000 USD, Almanya’da 70.000 Euro, Türkiye’de 130.000 TL ve Hindistan’dan alırsan 1000 USD…. Dünya Sağlık Örgütü 2030 yılı için bütün ülkelere “HCV Eliminasyonu” hedefini koydu ve kriterleri belirledi;1)Ülkedeki HCV infeksiyonluların %90’ına tanı konulmuş olmalı, 2)Tanı konulan HCV infeksiyonluların en az %80’i tedavi edilmeli ve böylece 3)HCV infeksiyonuna bağlı ölümlerde en %60 azalma sağlanmalı… Hedef belli. İlaçlar mevcut, giderek daha da artacak. O halde ne yapmamız gerekiyor. Daha çok HCV hastasına ulaşmak, tanı koymak ve tedavi etmek…. Haydi hep beraber HCV’siz bir dünyaya…