FIBROSCAN / CAP « Karaciğerdeki fibrozis ve yağlanmanın noninvazif ölçümü »

hepatit

 FIBROSCAN / CAP

« Karaciğerdeki fibrozis ve yağlanmanın noninvazif ölçümü »

 

            Prof.Dr.Yılmaz Çakaloğlu

 

Fibroscan/CAP fibrozis için « Vibration Controlled Transient Elastography (VCTE™) »  ve  yağlanma için « Controlled Attenuation Parameter » (CAP)  teknolojisine dayanan bir ultrasonografik (US) inceleme ve ölçüm yöntemidir. Noninvazif yani biyopsi gibi vücuda nüfuz edici-delici girişim gerektirmeyen hasta dostu bir işlemdir.

 

Pratik olarak karaciğer ultrasonografisine benzetilebilir. Ancak daha kısa süreli, daha kolay, açlık-tokluk farketmeyen, ağrısız ve ön hazırlıksız hemen yapılabilecek son derece pratik bir incelemedir. Yapılan iş, muayene masasında sırtüstü ve sağ elini başının altına koymuş pozisyonda yatan hastanın sağ tarafından karaciğere US ses dalgalarının belirli bir hız ve yoğunlukta iletilmesi ve dokudaki ilerleme hızının ve yayılma hızı ve süresinin çok özel problar (alıcılar) sayesinde grafiklenmesi ve ölçümüdür.  Böylece aynı işlem sırasında hem karaciğer dokusunun sertliği-elastikiyeti (« Liver Stiffness », kPa) hem de yağlanması (« Steatosis », dB/m) konusunda kantitatif (rakamlarla ifade edilen) bilgiler sağlanır. Her iki ölçümü birlikte yapan standart M probe yanısıra, fazla kilolu ve obeslerde fibrozisi ölçen XL probe ve çocuklar için S probe geliştirilmiştir.

 

Fibrozis arttıkça karaciğer sertleşir ve siroz gelişir. Fibrozisin ölçümü (F0’dan F4’e kadar) karaciğer hastalığının evresi, ciddiyeti, seyri ve komplikasyonların gelişmesi riski   hakkında bilgi verir.  Ayrıca tedavi kararının verilmesinde önemlidir. Yaklaşık 50 yıldır karaciğer iğne biyopsisi ; karaciğerdeki fibrozis, yağlanma, iltihab ve diğer  özelliklerin değerlendirilmesinde mevcutların en iyisi (« imperfect gold standart ») olan bir yöntemdir. Ancak invazif olması, çoğu kez hastanede yatış veya uzun süreli (4-6 saat) müşahede gerektirmesi, pahalı oluşu, sık tekrarlanmasının imkansızlığı ve olası ciddi komplikasyonları sebebiyle daha az başvurulan bir girişimdir. Nihayet fibroscan ve benzeri yöntemlerle biyopsi yapmadan karaciğerdeki fibrozisi değerlendirmek mümkün hale gelmiştir.

Tanı için biyopsiye gereksinim olmayan, başlıca fibrozis ve yağlanmanın belirlenmesi amaçlanan hastalık gruplarında giderek daha sık olarak biyopsi dışı yöntemler ve en başta da FIBROSCAN kullanılmaktadır. Ayrıca geliştirilmekte olan US temelli başka ölçüm metodları ve biyokimyasal karaciğer testlerinin değişik kombinasyonlarına veya özel formüllere sahip (fibrotest vb) fibrozisi ölçme uygulamaları söz konusudur.

 

Bu konuda öncü bir kuruluş olan « Echosense™» in geliştridiği FIBROSCAN en çok deneyim sahibi olunan, çok sayıda ve yüksek düzeyde dergilerde yayınlanmış kaliteli yayınlarla değeri kanıtlanmış ve Nisan 2013 itibarı ile FDA (« Food and Drug Administration », ABD) tarafından onaylanmış bir tanı yöntemi olarak bütün dünyada kullanılmaktadır. Bugün itibarı ile 2000’e yakın merkezde mevcuttur. Ülkemizde ise az sayıda hastanede kullanılmakta olup, fibrozis ve yağlanmayı ölçebilen son versiyon bugün için sadece bir üniversiteye bağlı enstitüde ve bir de hastanemizde bulunmaktadır. Bir diğer önemli gelişme Fibroscan ile fibrozis ölçümünün Türk Tabibleri Birliği tarafından hazırlanan onaylı tani yöntemleri listesine girmiş olmasıdır. Bu özel sigortalı hastaların bu tanı yönteminden yararlanmasını olanaklı kılar.

 

Gastroenteroloji-Hepatoloji kliniği ve karaciğer ağırlıklı organ nakli ünitesi ile birlikte ülkemizin en önemli karaciğer hastalıkları merkezlerinden birisi olan Şişli Memorial Hastanesi, yine bir ilke imza atarak bu önemli tanı ve tedaviyi izleme amaçlı ileri teknoloji ürünü  FIBROSCAN cihazını biz hekimler ve hastalarımızın, dolayısı ile Türk tıbbının hizmetine sunmuştur. Bu vesile ile diğer hastanelerde çalışan meslektaşlarımızın hastalarını bu imkandan yararlandırmak için gerekli çabayı göstereceklerine olan inancımı da belirtmek isterim.


Bugün için Fibroscan/CAP tanı* yönteminin en çok uygulama alanı olan hastalıkları ve indikasyonlarını şu şekilde sıralayabiliriz ;

 

1)      1-Kronik C hepatitli hastalarda tanı, tedavi kararı ve antiviral tedavinin izlenmesi

2)     2- Karaciğer nakli sonrası kronik C hepatiti hastalarının tanısı, izlenmesi, tedavi kararı

3)      3-Kronik B hepatiti hastalarında tanı, tedavi kararı ve antiviral tedavinin izlenmesi (Hastaların ALT düzeyi dikkate alınarak değerlendirilmelidir)

4)      4-Günümüzün en sık karaciğer hastalığı olan « Alkol Dışı Karaciğer Yağlanması » hastalığında  tanı, tedavi kararı ve tedavinin izlenmesi

5)      5-Alkola bağlı karaciğer hastalığında (basit yağlanma, steatohepatit ve ileri fibrozis ve

siroz) tanı ve tedavinin izlenmesi

6)     6- Metabolik sendrom (insülin direnci) olan obes, diyabetik veya hiperlipidemi/kardiak hastalığı olanlarda karaciğer yağlanmasının tesbiti ve değerlendirilmesi           

7)    7-  Diğer kronik karaciğer hastalıklaında tanı, tedavi kararı ve tedavinin izlenmesi

a.       Kronik kolestatik karaciğer hastalıkları (Primer Biliyer Siroz, Primer Sklerozan Kolanjit ve diğerleri)

b.      Otoimmun hepatitler

c.       Metabolik karaciğer hastalıkları (Wilson hastalığı, Hemokromatozis, Alfa-1 ktirantitripisn eksikliği)

d.      İlaca bağlı karaciğer hastalıkları (toksik hepatitler)

8)     8- Sirozlu hastalarda komplikasyon (kanama,assit, hepatorenal sendrom, ensefalopati hepatoselüler karsinoma) gelişme riski ve genel prognoz tesbitinde yararlanılabilir.

9)      9-Fibroscan/CAP sonucuna göre ciddi karaciğer hastalığı olanlarda biyopsinin yapılmasına onay verme eğiliminin artması bir diğer önemli veridir.

 

*Tabi burada indikasyonlar başlığı altında belirtilen hastalık gruplarındaki fibroscan/CAP ile sağlanan tanı ; etiyolojik (sebebi belirleyici) değil, sadece hastalanan organ olan karaciğerdeki fibrozis derecesi ve varsa yağlanmanın ve şiddetinin belirlenmesi anlamındadır.