Bir Hekim Mektubunun Düşündürdükleri 2015

hepatit

 Bir Hekim Mektubunun Düşündürdükleri!...

Bir önceki sayımızda “Sosyal Güvenlik Kurumuna Açık Mektub” başlıklı yazım sebebiyle beni eleştiren bir genç meslektaşımıza cevabımdır;  Prof.Dr.Yılmaz Çakaloğlu, TKCV Başkanı

Sayın meslektaşım Dr. İlhan Gazimehmetoğlu,

 

Türk Karaciğer Vakfı’nın (TKCV) yayını olan Karaciğerim dergisinin 3. sayısındaki yazım  ile ilgili görüşlerinizi bana yazdığınız için size çok teşekkür ederim. Umarım dergideki yazılar siz ve aile hekimliği uzmanı diğer meslektaşlarımız için yararlı olmuştur. Bundan sonraki sayılarda eğitici ve ilgi çekici yazılar ve tıbbi olaylarla karşınızda olmaya çalışacağız.

 

Sayın Gazimehmetoğlu; Birinci olarak mektubunuzda beni kendi alanımı (karaciğer hastalıklarını kastediyor olmalısınız) ve kendi hastalarımızı (başta viral hepatitler olmak üzere karaciğer hastalarını)  düşünüp, onların tedavisi için gerekli ilaçların sağlanmasına engel olduğunu belirttiğimiz Sosyal Güvenlik Kurumunu (SGK) eleştimeme itiraz ediyor, haksızlık yaptığımı ifade ediyorsunuz.  

 

İkinci eleştiri konunuz ise benim (ve diğer meslektaşlarımızın) özel hastanede çalışan hekimler olmamız ve sizler gibi kamuda çalışan aile hekimlerinin çektiği sıkıntılar (nöbet dayatmaları vb) konusunda kayıtsız kalmamız, sorunlarınızı duyarlılık göstermiyor olmamız…

 

Üçüncü ve son husus ise sağlık alanında hizmet vermemizi sağlayan devletimizi ve SGK’yı  haksız yere acımasızca eleştirmem ve bu konuda ülkemizin en ücra köşelerindeki şartları da dikkate almadan davranmam… 

 

Dr. Gazimehmetoğlu’na bana yazdığı için tekrar teşekkür ettikten sonra bu konulardaki görüşlerimi ve sayın meslektaşımın eleştirilerine cevaplarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.  Bunu madde madde yapmak daha anlaşılır olacaktır kanaatindeyim;

 

1) TKCV karaciğer hastalıkları konusunda halkımıza danışmanlık yapan, hekim desteği veren, hastalıklarının tedavisine yardımcı olan ve toplumun viral hepatitler ve diğer karaciğer hastalıkları konusunda bilgilendirilmesi, farkındalık yaratılması ve koruyucu önlemler ve tedavi imkanlarının sağlanması için çalışan, gönüllülerin hizmet verdiği bir sivil toplum kuruluşudur (STK).  Bu bağlamda doğal olarak hasta haklarını önceleyen ve hastaların her türlü tedavi imkanına sahip olmalarını isteyen ve bunun önündeki engellerin aşılması için mücadele eden bir yapıdır. Bir hekim hastasını tedavi ederken, diğer bütün etmenlerden bağımsız olarak “En iyi şartlarda, en etkili ve emniyetli ilaçlarla hastasını tedavi etmek çabası içinde olmalıdır”…  Bizim ileri evre (siroz veya siroz öncesi dönemdeki hastalar) hepatit C hastası vatandaşlarımızın “TC Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık 1.5 yıl önce ruhsatlandırdığı Sofosbuvir etken maddeli ilaca SGK’nın kısıtlamaları veya kayıtsız kalması sonucu ulaşamaması” sebebiyle yaptığımız eleştirilerden bir hekim arkadaşımızın rahatsızlık duyması ancak ve ancak yanlış anlamadan kaynaklanabilir. Devlet, TC Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı-SGK kendini savunabilir. STK’lara ve tek tek hekimlere düşen görev bireylerin, bizim konumuzda ise hastaların haklarını savunmak ve onların sağlığı için her türlü meşru talebi dile getirmektir. Yaptığımız tam da budur.

 

2) Evet Dr.Gazimehmetoğlu yüzde yüz haklıdır. Hekimler kendi sorunlarına sahip çıkamayan, mesleki  dayanışma anlayışından yoksun ve meslektaşlarının hak arama çabalarını görmezden gelen bir durumdalar.  Bunda Tabip Odalarının yanlışları yanı sıra birey olarak her hekimin de kusurlu olduğunu belirtmeliyiz. Bizler  aile hekimliği uzmanı arkadaşlarımızın hak arama eylemlerini TV’de gördük, gazetelerde okuduk. O kadar…

 

3) Evet ben 26 yıl İstanbul Tıp Fakültesi’nde çalıştıktan sonra emekli olan 8 yıldır özel hastanede çalışan bir meslektaşınızım. Bu sebeple benim normal şartlarda SGK mensubu hastalar ile bir ilişkim olmaz. Ben SGK’dan yararlanmak isteyen hepatitli hastalarımı SGK anlaşmalı özel kurumlara ve devlet kurumlarına yönlendiririm. Bu sebeple ancak özel sigortası olan veya kendi parası ile ilacını alan hastalara hepatit tedavisi yapabilmekteyim. İşe özel hekimlik açısından bakınca bizlerin SGK ile didişmemizin anlamsızlığı ortaya çıkar. Ancak benim ve TKCV mensubu diğer hekim arkadaşlarımızın amacı, sadece zengin hastaların değil aynı zamanda, hatta öncelikle  SGK mensubu olan ve sosyoekonomik düzeyi görece düşük hastalarımızın bu tedavilerden yararlanmasını sağlamaktır. Yanlış yapan her kişi ve kurum eleştirilebilir. Devlet ve kurumları bu eleştiriden muaf tutulamaz. En büyük ilaç satın alıcısı olan SGK bu konuda öncelikleri belirlerken, konunun uzmanlarından ve STK’lardan görüş almalı, imkanları daha doğru ve akılcı kullanmalıdır.   

 

4) Evet biz haklı olduğumuza inanıyoruz. Dergimizi Ankara’daki ilgili yetkililere gönderdik. Umarız okumuşlardır. Ancak neredeyse bir yıl oldu, ne bir cevap, ne bir değişiklik… Tık yok… Bütçe kısıtlamalarının hastaların tedavisine engel olması savunulamaz. Daha önceki açık mektubumuzda belirttiğimiz gibi Türkiye insanlarına sağladığı sosyal güvence, sağlık hizmetleri ve ilaç tedavisi konusunda bir çok ülkeye göre imrenilecek bir düzeydedir ve SGK bu olumlu durumun başlıca temin edicisidir. Ancak aynı zamanda yapılan yanlışların ve STK’lardan görüş almadan karar vermenin sorumlusudur. Biz işbirliğine hazırız.

 

Sonuç olarak hekimin ve sağlıkla ilgili STK’ların görevi hasta haklarını savunmaktır. Karar mercilerini (Sağlık Bakanlığı, SGK vb) uyarmak, sağlık harcamaları konusunda ilgili uzmanlık dernekleri ve STK’lar ile işbirliği yapmalarını istemek vazifemizdir. Bir hekim için en öncelikli mesleki amaç hastasını sağlığa kavuşturmaktır.

Saygılarımla


Prof.Dr.Yılmaz Çakaloğlu

TKCV Başkanı    

ÖNEMLİ NOT: Bu yazı yazıldığında söz konusu yeni ilaç “Sofosbuvir” idi. Ondan sonra 2015 başında  “Sofosbuvir+Ledipasvir” kombinasyonu ve ayrıca “Paritaprevir-ritonavir/Ombitasvir ve Dasabuvir” kombinasyonu olmak üzere çok önemli ve sadece oral yolla alınan ve ortalama 3 aylık tedavi ile >%95 HCV kürü sağlayan 2 yeni tedavi seçeneği daha  T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırıldı. Buna rağmen SGK hala herhangi bir karar almış değil… Bu ilaçlara hemen ihtiyacı olan yüzlerce hasta ve bu hastaların hekimleri bizler SGK’ya sesleniyoruz. “YETER ARTIK LÜTFEN BİR KARAR ALIN, HEPATİT C HASTALARININ MAĞDURİYETİNE SON VERİN, GÖREVİNİZİ YAPIN”…