28 Temmuz Dünya Hepatit Gününde Viral Hepatitle İlgili Gerçekler

hepatit

 28 Temmuz Dünya Hepatit Gününde Viral Hepatitle İlgili Gerçekler

Viral Hepatitten Korunmak ve Tedavi Olmak Elimizde!                                         Dünya Sağlık Örgütü küresel bir sağlık sorunu olan viral hepatitlere dikkati çekmek, farkındalık ve duyarlılık oluşturmak, korunma ve tedavi olanaklarının artmasını sağlamak amacıyla; her yıl 28 Temmuz’da “Dünya Hepatit Günü” etkinlikleri yapar. Bu tarih hepatit B virusunu (HBV) keşf eden ve aşısını geliştiren (bundan ötürü 1976 Nobel Tıp Ödülünü alan)  Amerikalı hekim Baruch S. Blumberg’in doğum günüdür (28 Temmuz 1925). HBV yalnız değildir. İnsanda hastalık etkeni olan en az 5 ayrı hepatit virusu vardır. Bunlar keşfedilme sıralarına göre alfabenin harfleri ile isimlendirilmişlerdir; Hepatit A, hepatit B (+ hepatit D), hepatit C  ve hepatit E virusları…

Hepatit A ve E kronikleşmez, korunma için temizlik esastır…                 Hepatit A ve hepatit E temizlenmemiş gıdalar ve mikroplu sular ile bulaşır ve salgınlar yapabilir. Kronikleşmez, siroz ve karaciğer kanserine sebep olmazlar. Sıklıkla tedavisiz iyileşirler. Bu viruslar vücudumuzdan dışkı ve idrarla atılırlar. İnsanların basit temizlik kurallarına uymaları (tuvalet sonrası ellerin sabunlu su ile yıkanması), yiyeceklerin iyi temizlenmesi ve temiz içme suyu ile korunma sağlanır. Hepatit A’nın aşısı da vardır.

Asıl Sorun HBV ve Hepatit C Virusu (HCV) ; Başlıca parenteral yolla (damar içi uyuşturucu kullanımı, her türlü injeksiyon, ameliyatlar, diş tedavileri, dövme ve “piercing” gibi işlemler), doğum sırasında anneden bebeğe bulaşma ve korunmasız ve riskli cinsel ilişkiler (erkek erkeğe seks, çok eşli cinsel yaşam vb) sonucu bulaşan viruslardır ve buna göre oluşan risk grupları söz konusudur (Tablo-1).

Tablo-1 HBV (+HDV) ve HCV İnfeksiyonları İçin Riskli Gruplar                          Damar içi uyuşturucu maddeler kullananlar (ortak injektör kullanımı en önemli etken)                Diğer bağımlılıklar (-Alkolizm, -Kokain/Esrar kullanımı vb.)                                                                         1995 öncesi kan/kan ürünleri verilen ve/veya  ameliyat olanlar (özellikle HCV için)         Sağlık personeli/eğitimciler, İnfeksiyonlu kişilerin aile üyeleri                                                                                        Hemodiyaliz hastaları, hematoloji (sık transfüzyon alan) hastaları                                                                                                                               Perinatal (anneden bebeğe doğumda) bulaş                                                           Korunmasız ve çok eşli riskli cinsel yaşam, Erkek homoseksüeller, Seks işçileri                                                                                      Dövme, “piercing”, vücutta yaralar açılması                                                                        Toplu yaşanılan yerlerde bulunmak (cezaevi, bakımevi, yurt gibi)

Siroz ve karaciğer kanserinin en sık sebepleri hepatit B ve hepatit C;       HBV infeksiyonu sağlıklı bir erişkinde sıklıkla (>%95) kendiliğinden  iyileşme ile sonuçlanır. Kronikleşme riski %1-3 arasıdır. Ancak yenidoğanlarda %90,  7 yaş ve daha küçük çocuklarda ise %30-40 gibi çok yüksek oranlarda kronikleşme riski vardır. Kronik infeksiyon, hastaların %25’inde 20-30 yıl arası uzun bir süreçte karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri gibi ciddi sorunlara  yol açabilir. Dünyada sirozun ve karaciğer kanserinin en sık sebebi HBV veya HBV ile birlikte HDV (hepatit Dellta Virusu) infeksiyonudur. Bunu HCV infeksiyonu  izler. Bu viruslar yılda 1 milyonda fazla insanın ölüm sebebidir. Karaciğer naklinin en sık (%60) nedenidirler.   

Hepatit B İnfeksiyonunda Kronikleşme önlenebilir mi? Evet kesinlikle önlenebilir.  Bunun için yenidoğanlarda ve çocukluk çağında HBV aşısının uygun şekilde yapılması yeterlidir. Ek olarak, zamanında aşılanmamış veya aşılaması eksik kalmış çocuklarda lköğretim çağında yapılan aşılama ile korunma zinciri tamamlanmış olur. Riskli gruplarda yer alanlar  yaşına bakılmaksızın aşılanması gereken diğer kişilerdir.

Kronik HBV İnfeksiyonu Olanların Durumu Nedir? Tedavisi Mümkünmüdür? Halen dünyada HBV infeksiyonlu 350-400 milyon kişi vardır. Toplam 15-20 milyonunda HBV ile birlikte HDV vardır ve bu daha ciddi hastalık sebebidir. Üstelik D hepatitinin etkili bir tedavisi de yoktur. HBV pozitif insanlardan inaktif infeksiyonlu (HBsAg pozitif, karaciğer normal) olanlar düzenli aralarla izlenirken, aktif hastalığı olanlar (HBsAg pozitif, HBV DNA yüksek düzeyde pozitif ve ALT yüksek) ağızdan alınan etkili ve güvenli antiviral ilaçlarla tedavi edilmelidir. Bazı hastalarda interferon tedavisi de yapılabilir. Tedavinin amacı HBV virusunu baskılayarak veya az sayıda hastada da olsa tamamen negatif hale getirerek siroz ve karaciğer kanseri gelişmesini önlemek, ilerlemiş hastalığı olanlarda da karaciğer hastalığında düzelme, iyileşme sağlamaktır.

Hepatit C’de kronikleşme riski daha yüksektir. Akut infeksiyon sonrası %50- 80 arasında kronikleşme riski vardır. Dünyada 170-200 milyon kişi kronik HCV infeksiyonludur. Türkiye’de HBV’den sonra ikinci sıradaki siroz ve kanser nedenidir. 1990’lı yıllarda HCV için tanı ve tarama testlerinin (anti-HCV testi)  kullanılmaya başlanması ile kan ve kan ürünlerinin titizlikle taranması, hastanelerde gerekli önlemlerin alınması HCV bulaşmasını çok büyük oranda azaltmıştır. Yine de tıbbi girişimler halen en önemli bulaşma aracıdır. Yüksek riskli gruplar varlığını devam ettirmektedir (Tablo-1).

Hepatit C tedavisi konusunda son 2 dekatta, özellikle son 5 yılda yaşanan olumlu gelişmeler başdöndürücü bir hızda ve çığır açıcı niteliktedir. Günde bir veya bir kaç tablet ile 8-12 hafta sürede HCV’den tamamen iyileşmek (kür, HCV eredikasyonu) mümkündür. Sorun bu yeni ilaçların pahalı olmasıdır. Bir kaç yıl içinde makul fiyatların oluşması beklenmektedir. Böylece dünya tıp tarihinde belki de ilk kez global sağlık sorunu olan bir kronik viral infeksiyonun yani hepatit C’nin  tedavi ile büyük  oranda eredikasyonu mümkün olacaktır.

Prof.Dr.Yılmaz Çakaloğlu,                                                                                                           Türk Karaciğer Vakfı (TKCV) Başkanı                                                                                        www.tkcv.org, ycoglu@gmail.com
yilmaz.cakaloglu@memorial.com.tr

Memorial Şişli HAstanesi                                                                                                                                     Gastroenteroloji-Hepatoloji Bölüm Başkanı                               yilmaz.cakaloglu@memorial.com.tr, Tel: +90 542 891 0151

VİRAL HEPATİTLERLE İLGİLİ SORUNLAR ve TESBİTLER:  2015

Türkiye’de  3 milyon kronik hepatit B infeksiyonu ve yaklaşık 700 bin kronik hepatit C infeksiyonu hastası vardır. Hepatit B ile birlikte hepatit D’si (kronik D hepatiti) olan hasta sayısı 100-150 bin civarındadır. Ülkemizde hepatit B ve hepatit A aşısı etkili şekilde uygulanmaktadır. Hepatit B tedavisinde sorun yoktur. Hepatit C tedavisinde yeni ilaçların temininde zorluk ve gecikmeler söz konusudur. Bazı ilaçlar SGK geri ödeme kapsamına alınmamıştır.

1)    Kronik Viral Hepatitli hastaların büyük kısmı (>%80) tanı konmadan, tanı konulanlardan da sadece %10 kadarı tedavi alarak, çoğu hastalıklarının farkında olmadan yaşamına devam etmektedir. Dolayısıyla bu grup en önemli bulaş ve ciddi hastalık kaynağıdır. Daha çok hastaya tanı koymak ve tedavi etmek şarttır.

 

2)    Tedavi gerekmeyen kronik inaktif infeksiyonlu hepatit B hastalarında  (“Taşıyıcı”) en az yılda bir kez kontrol muayenesi gerekir. İhmal edilmesi halinde ciddi riskler (sessiz siroza ilerleme ve kanser gelişmesi gibi) söz konusudur.  

 

3)    Hepatit C için çok etkili, kolay alınan (ağız yolu ile alınan tablet, kapsül gibi) ve yan etkileri çok az olan ilaçlar vardır. Hemen bütün hasta gruplarında  yüksek oranlarda (>%90-95) küratif tedavi imkanı söz konusudur. Sorun pahalı olmalarıdır. Maalesef hepatit C için etkili bir aşı geliştirilememiştir.

 

4)    Bu pahalı hepatit C ilaçlarının uluslararası kılavuzlar ve ülke ihtiyaçları  gözönüne alınarak hazırlanacak bir indikasyon listesine göre acil ihtiyacı olan hepatit C  hastaların SGK tarafından ivedilikle sağlanması gerekmektedir.

 

5)    Hepatit B ve genelde tüm aşılar için oluşturulan olumsuz hava, yanlış bilgilere dayanan aşı karşıtı kampanyalar konusunda halkımız doğru bilgilendirilmeli ve yenidoğanlar ve çocuklarımızın mutlaka HBV aşısı olmaları sağlanmalıdır.

 

 

DÜNYA HEPATİT GÜNÜ İÇİN BAŞLIKLARIMIZ

VİRAL HEPATİTİ ÖNLEMEK SENİN ELİNDE!  GEREKENİ YAP….

 

VİRAL HEPATİTTEN KORKMA!

TEST OL, GEREKİRSE AŞILAN veya TEDAVİ OL…

 

HEPATİT B ve HEPATİT C TEDAVİSİ OLAN HASTALIKLARDIR.

YETER Kİ GEÇ KALINMIŞ OLMASIN….

 

YENİDOĞAN BEBEKLER, İLKÖĞRETİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLAR ve RİSKLİ GRUPLARDA YER ALAN ERİŞKİNLER MUTLAKA HEPATİT B AŞISI OLMALIDIR…

 

KORUNMASIZ RİSKLİ CİNSEL YAŞAMDAN UZAK DURUN, TEST YAPTIRIN VE GEREKİYORSA AŞI OLUN.

 

HEPATİT B TAŞIYICILARI; AİLE ÜYELERİNİZ ve/veya BİRLİKTE YAŞADIĞINIZ İNSANLARIN HBV TESTİ OLMASINI ve AŞILANMALARINI SAĞLAYINIZ…